All for Joomla All for Webmasters

Hakkımda

27 Mar 2017
0

Merhaba, Bu satırları geçmişten günümüze hakkımdaki gerçek yaşantımı ve iş tecrübelerimi, hiç bir şekilde süslü kelimeler olmadan açıkça yazdım.

Adım Soyadım: Özgür USTA
Doğum Yeri/Tarihim: İSTANUL 07/1979
Medeni Halim: Bekar
Aktif Çalışma Durumu: Freelance ve Açık Hava Reklam Sektöründe, 18 Kişilik Personeli ile Köklü Bir Firma olan AKARSU REKLAM Tabela & Matbaa www.akarsureklam.com 'da Kurumsal Kimlik ve Satış Danışmanlığı İşlerini yürütmekteyim. Ek olarak kendi geliştirdiğim web projelerim Cephekirala.com ve Slaytfotoklip.com ile ilgili çalışmalarımı yürütmekteyim.

Programlar / Beceriler

@ozgrust

İnsanın karakteri bir marka değildir.

Evet arkadaşlar insanın karakteri bir marka değildir, fakat markalar insanın karakterini yansıtabilir. Bu sayfamda kendimi tanıtmak için hiç süslü, abartıl kelimeler ve şişirme yazılar, yaşanmamış şeyleri olmuşcasına yazmayacağım. bu önce bana yakışmaz sonrada iş yaptığım beni gerçek anlamda tanıyan dostlarıma.
Burada yazdıklarım gerçek yaşadıklarımdan kesitlerdir. eksiği var ama fazlası yoktur.

Hakkımda ve Çalışma Hayatımdan Kısaca Kesitler

1993/2002 - Eğitim den.. Askerliğe..

İlkokulu İstanbul/Bayrampaşa Fetihtepe ilk öğretim okulunda, kara önlüklü okulların pis, bakımsız olduğu ve öğrencilere pek değer verilmeyen, öğretmenlerinde tabiricaiz se bir diktatör, dediğim dedik, çaldığım düdük bakış açısına sahip döneminde okudum. Orta okulu Annem belki bir faydası olur düşüncesi ile Baba yarısı diye tabir edilen ''Amcam''ın Müdür yardımcılığı yaptığı, daha sonraları da Müdürü olduğu yine İstanbul/Bayrampaşa'daki Sağmalcılar Lisesine kayıt ettirdi. Birinci dönemin ikinci yarısının ''ilk gününde'' ismi lazım değil amcamın tek bir sorusu yüzünden okulu ve öğrenim hayatımı ''12 yaşlarında'' terk ettim. Bu ne bir terbiyesizlik, nede bir baş kaldırmaydı. bu sadece babasının alkol bağımlısı olması sebebiyle aile düzeni bozuk bir öğrencinin iki çift sözle rencide edilmiş, buna karşılık çaresiz tepkisiydi. Bunu anlamayan sevgili ''sözde Baba yarısı'' Amcam yüzünden okulu bıraktım, kendisi de birçok ileri görüşlü, ''elit'' öğrenci yetiştirmiş ve emekli olmuştur. (Hakkına yazılacak çok şey var ama uzatmaya değmez)

Böylece 12 yaşında iş hayatına başladım, Okulu kırık bir kalp ile terk ettikten sonra, maddi sıkıntı çeken aileme yardımcı olmak amaçlı, askerlik yaşıma kadar bir çok sektörde çalıştım, ilk işim ozamanlar neredeyse her erkek çocuğun klasik ilk iş sektörü olan tamirci çıraklığı oldu. Rahmetli ''anneciğim'' nur içinde yatsın beni yağ, kir, pas için de görmeye daha fazla dayanamamış, ve iki hafta sonra işten almıştı. Daha sonra konfeksiyon atölyelerinde çalıştım. Çıraklıktan, overlok, reçme, singer vb. gibi usta makineciliğe adar uzanan 6 yıllık bir tekstil atölyesi hayatım oldu. haftalık/aylık kazancımın büyük bir bölümünü eve vererek ev ekonomisine katkıda bulundum.

Askere gidene kadar bilgisayardan hiç anlamıyordum ki zaten bilgisayar çok lüks bir durumdu, ancak büyük şirketlerde var olduğunu biliyorduk. 1995-1996 yıllarda internetin Türkiye'de çevirmeli bağlantılar ile yapıldığı dönemlerde ben sadece kulaktan kulağa internet diye bir şeyin var olduğunu biliyordum. 17/18li yaşlarımda şimdi hatırlayamadığım eski bir bilgisayar geçmişti elime, o Pcde Win97 paintte araba resimleri çiziyor ve disketten oyun oynamaya çalışıyordum. Askerden geldiğim zamana denk gelen bir internet kafe alemi mirç, chat, ve mynet furyası almış başını kol gezmişti. 1999 yılında askerlik görevimin acemilik dönemini 2 ay Ankara Mamak'ta Ustalık dönemini ise 16 ay yine Ankara Kara Harp Okulu/Ulaştırma Bölüğü'nde 79/3 tertip olarak yaptım ve 2002 Yılında vatani görevimi tamamladım.

2002/2003 - Irmak Reklam / www.irmakreklam.com

Irmak Reklam Tabela Sistemleriwww.irmakreklam.com
2002 Yılında askerden geldim iki hafta tatil sonrası çalışmayı seven biri olarak iş hayatına atıldım rahmetli annem, abimin dayatması ile kıt kanaat açtıkları konfeksiyon atölyesinde 3 ay çalıştım. Sektör beni mutlu etmiyor ve kendimi dünyaya kapalı hissediyordum, zaten işlerde pek yoktu. Bu sebeple tabelacı olan yine ''Okul Müdürü'' o amcamın yanına gidip iş istemek durumunda kaldım. Amcamın tavırları, okul okumadığımdan dolayı olsa gerek ve alkol bağımlısı olan babam yüzünden bana karşı hiçte sıcak değildi. ikinci sınıf ''cahil'' insan muamelesi yapıyor aynı ortamda bulunduğumuzda beni görmüyormuş gibi tavırlar sergiliyordu. Çocukluk zamanımda bunu anlamıştım fakat bir şansımı denemek istedim, (Nede olsa askerden geldik kurmuş olduğu ''Tabelacı'' dükkanında bana da yeğeni olduğum için bir gelecek/kariyer sağlar diye düşünüyordum.) Bu konuyu fazla kafama takmıyor ve kendimi kanıtlayarak amcamın taktirini kazanmayı amaçlıyordum. isteksizce tavırlarla rağmen askerden sonraki ilk işime amcamın tabelacı dükkanında, eski bir kamyonetin şoförü olarak başladım. 

Şoförlük yaparken işimin olmadığı zamanlarda bilgisayar başında çalışan grafik tasarımcı arkadaşlara bakarak program öğrendim, sağ olsunlar hiç biride bir şey öğretmemişti. Yaklaşık 10 ay gibi kısa bir zaman sonra hem ofis içi işleri, hemde dışarıda eski hurda bir kamyonetle tabela malzemesi dağıtımı yapıyordum. Dış işlerden vakit kaldığı zamanlarda ofis içi bekleyen müşterilerin grafik tasarım işleri ile ilgileniyordum. Bu durum zamanla beni yormaya başladı. Ofis içinde bilgisayar başında çalışmayı çok istiyor ve kendimi program konusunda dahada geliştirmek istiyordum, fakat bu durumu amcam olan patronuma söylediğimde bakarız, ederiz tamam deyip başından savuşturmaları ile günler geçiyordu. (Nede olsa okumamıştım bana bilgisayarı yakıştıramıyordu heralde, bir türlü anlam veremedim bu tavırlarına.) Malesef ki şoför olarak başladığım bu iş yerinde bir gelecek göremiyor, hiç bir şekilde taktir edilmiyordum, üstelik sigortam da yoktu. Çocukken okulu terk etmeme sebep olan ''Amcam'' yine bana okulda ''Müdürlük'' yaptığı gibi iş yerinde de ''Patronluk'' yapıyordu. Ben hem ofiste hemde ofis dışında malzeme dağıtımı yaparken zorlandığımı kendisine defalarca anlattığımda, bakarız işler yok, bu zamada bakşa eleman mı alacağız, biraz idare et gibi cevaplar veriyordu, ama hiç bir şekilde çözüme yönelik bir hamle yapmıyordu. Bu durumda benim ister istemez gücüme gidiyor ve işten soğumama sebep oldu. Anladım ki öz amcamın ne öğrencilik zamanımda, nede iş hayatında benimle alakalı hiç bir planı yok, varsa yoksa kendi menfaati, kendi çevresindeki insanlar ile olan sıcak insan ilişkileri, bencillikten şekilden şekle girmelerini gördükçe tamamen soğudum ve bir süre sonra işi bıraktım.
(Bu konu hakkında çok anlatacaklarım var ama buna değmez.)

2003/2008 - Yazım Reklam / www.yazimreklam.com

Yazım Reklam Ürünleriwww.yazimreklam.com
2003 yılında Açık hava reklam sektöründe tabela üretimi ve malzemeleri satışı yapan, Yazım Reklam'da grafiker olarak işe başladım. işe başladığımda az, çok Corel Draw 7 kullanabiliyordum, çok sevgili iş arkadaşım nurgül bana bu konuda çok destek oldu , programı tam anlamıyla öğrenip adapte olmam 1 hafta bile sürmedi. Grafik tasarım, Folyo kesim işleri yaparken iç mekan dijital baskı makinemiz de grafik tasarım baskı çıktıları yapıyor müşterilerimizin taleplerini karşılıyorduk.

2004 yılında tabelacılık ta sektörün parlayan yıldızı olan ''Dış mekan'' dijital baskı makineleri dönemi başladı. Patronuma makine portföyümüzü genişletelim ve teknolojiye ayak uyduralım ısrarlı önerilerim ile ilk çıkan Xaar kafa 320lik dijital baskı makinesi iş yerimize alındı.

Tabi öneri ve ısrar bana ait olduğu için makine sorumluluğu, kullanımı ve işlerin yönetimi tamamen bana kaldı, bu durumu hiç sorun etmedim ve şirket binasının ikinci katını tamamen dijital baskı bölümü olarak düzenledik, tasarladık.

Makine kullanımını üç beş günlük bir eğitim ile Optimum Digital Planet'ten Yavuz Sevim Ezgü (abim gibidir çok severim kendisini) eğitim verdi. Böylece çalıştığımız şirketin büyük baskı alanına sahip bir dijital baskı makinesi oldu. Baskı fiyatları o zaman metrekaresi iç mekan 100USD civarlarındaydı biz işler yoğun olduğunda dışarıda İstanbul Reklam'da bastırıyorduk. bizim yeni makinemiz dış mekandı ve iç mekan makineye göre çok hızlıydı. ilk müşteri fiyatlarımız 70 USD ler den başlıyor bu zaman geçtikçe ve diğer tabelacılarda baskı makinesi almaya başlayınca 55, 45, 35 20USD lere kadar basılacak metrekareye göre düşebiliyordu, ki bu şimdiki zamanda (2017) dijital baskı metrekaresi 6.5 hatta 1.5 USD ye kadar düştü.

2005 Dijital baskı müşterilerimiz çoğalmasıyla birlikle ihtiyaca göre çalışma şekline sistemsel yenilikler getirdim. Örneğin iş takibi formu, Sipariş fişi gibi. gerekli malzeme ölçüleri bu çalışmalarımı ilk seferinde tasarlayıp patrona ve diğer iş arkadaşlarıma sunduğumda alaycı bir biçimde gülümseyerek karşılık gördü. Hiç umursamıyor onlarla birlikte bende gülümseyerek durumun izah ediyordum ve taleplerimin ihtiyaca göre haklılığı ortaya çıkınca hemen matbacı ile iletişime geçiliyordu, ki hala benim kurmuş olduğum o sistem ile işler yürütülmektedir. Bir çok dijital baskı yapan müşteri firmalar da bu sistemi örnek alarak kendi işlerine adapte etmiştir. 

2007 yılının son aylarına kadar geceli gündüzlü çalıştım, müşteri potansiyeli baya bir çoğaldı adeta tabelacılara dijital baskı merkezi olarak hizmet vermeye devam ettik. İlk aldığımız dijital baskı makinesi yanına ilerleyen zamanlarda 2 adet daha dijital baskı makinesi alındı. ilk alınan eski makinenin yanına kurulan 320lik Spectra Kafa, ve 180lik Konica kafa makineleri ile toplamda 3 dijital baskı makinesini faal olarak 3 yıl geceli gündüzlü çalıştırdım.

Dijital baskı işeri yaparken bilgisayarda kalan boş zamanlarımı oyun oynamak veya boş oturmak yerine, Google.com amcadan faydalanarak web site kurulumu hakkına mekaleler okuyarak web site kurmayı (HTML) öğrendim. İlk web sitem www.freeclubbin.com hobi amaçlı bir elektronik müzik sitesi oldu. Daha sonra çalıştığım şirketin web sitesini yaptım. ilerleyen zamanla birlikte işi öğrendikçe çeşitli web site müşterilerim oldu.

Baskı alanında iğrenç ve zehirli boya kokusunun içinde, çalışırken web tasımda joomla, wordpress, drupal gibi hazır CMS sistemleri keşfettim ve bana çekici gelen Özgür içerik yönetim sistemleri PHP yazılım kurulumlarını araştırıp, öğrendim ve harika, etkileşimli web siteleri yapmaya başladım. 

2008 ilk aylarında E-ticaret web sitelerinin parlama yıllarıydı ve yine istek ve ısrarlarım ile kendi çalıştığım mevkiye bir eleman yetiştirip bir üst katta E-Ticaret için yeni bir bölüm oluşturdum. Yazılımdan anlayan bir eleman arkadaş la E-Ticaret web sitesini tasarlıyordum. İnternet sitesi için tabela ürünlerinin fotoğraflarını çekip ürün katalogları hazırlıyordum. 5, 6 ay zaman geçmişti ve web site işlerimizin tamamlanmasına 1 ay kadar bir zaman kalmıştı. 5,6 ay bilgisayar başında web işlerini yapıyor ve alt katta yetiştirdiğim baskı elemanına iş eğitimleri, malzeme siparişleri ve takibi gibi işlerle ilgili çalışıyordum. Bu durum patronumuz ''Muharrem YILDIRIM'' a boş iş gibi geliyor, bir işe yaramadan maaş alıyoruz gözü ile bana belli etmese de hiç hoşuna gitmediği hal ve tavırlarından çok rahat anlaşılıyordu. Bu arada da çok eskiden çalışmış 5 sene işten ayrılıp tekrar geri dönen birini müdür diye başımıza geri getirmişti.

Yeni gelen müdür 2008 küresel krizini bahane ederek beni tekrar baskı bölümüne almak istediklerini, oradaki elemanı da işten çıkartacaklarını söyledi. Benim tek başıma hem web işlerini, hemde 3 tane makinenin takibini yaparak çalışmamı istemişti. Bunun üzerine 3 senedir maaşıma zam almadığımı söyledim ve ufakta olsun bi miktar zam yaparsanız baskı bölümüne geçebileceğimi, eğer zam yapmazsanız beni işten çıkartmalarını söyledim, aslına maaşıma zam ve çalışmaktan değilde bu sorumluluğun yani birinin işten ayrılmasına vesile olmak istemediğim için onu işten çıkartacaksanız ve bunu benim lafıma göre yapacaksanız beni işten çıkartın dedim. Bu durum yeni müdürün ve patronumuz ''Muharrem YILDIRIM' nda işine gelmiş olacaktı ki hiç bir şey demeden isteğimi kabul ettiler. 5 senelik emek vermiş bir elemanı, onca düzen kurmuş olmama rağmen krizi bahane edenlerden birisi olan patronum bir kaç gün hiç gözüme gözükmemiş, bu olayı sindirmemi bekleyip haberi yokmuş gibi davranmayı tercih etmişti. bende buna saygı duydum ve işten ayrıldım.

Ayrıldıktan bir yıl sonra yetiştirdiğim eleman da askerlik nedeni ile işten ayrılmış ve yerine aldıkları elemanlar da 1 ay 2 ay çalışıp işten ayrılmıştılar , kuruşmuş iş düzeni tamamen bozularak benim dönemimdeki 3 adet faal olan dijital baskı makinelerinin hepsi hurdaya çıkmış, hatta hurdacıya kilo ile satılmıştır. Buna ilahi adalette denilebilir, anlayana tabiki. Sonrasındaki 2 senede 1 makine daha hurdaya attıklarını biliyorum.

Kendi işim gibi gece gündüz çalıştığım bu iş yerinde, aslında iş yerimizin 2008 küresel krizi ile hiç bir alakası olmadığını herkesin bal gibi bildiği halde, patronumuz ''Muharrem YILDIRIM'' bunu fırsata çevirmişti.

Buruk biçimde ayrıldığım iş yerini zaman zaman ziyaret ediyorum eski patronum ve iş arkadaşlarımla hoş sohbetler ederim. İnsanlar menfaatleri ve çıkarları doğrultusunda her zaman bencilce davranırlar, bu acı gerçekleri dah küçük yaşlarda yaşadığım için neyse ki tecrübeliyim.

2008/2009 - Freelance Grafiker

Freelance Grafiker
Kriz bahane edilerek işten kendi isteğim ile ayrıldıktan sonra 1 yıl yine işsiz kaldığım bu dönemde notebook bilgisayarımla web tasarım, tabela, vitrin camı folyo uygulama vb işleri ile 2 yıl freelance olarak işler yaptım.
küçük bir dükkan açıp işlerimi oradan yürütmek istiyordum.

2009/2010 - Irmak Reklam / www.irmakreklam.com

Irmak Reklam Tabela Sistemleriwww.irmakreklam.com
Bit yıl bir yere bağlı olmadan, FreeLance işler yaptım, bu arada düşük bütçeli bir dükkan bulmuştum fakat kira peşinatı ve dükkan içi mobilya vb masrafları için az, bi paraya ihtiyacım vardı. bu parayı yine ''Amcam'' dan iştedim ve beni tam 15 gün boyunca oyaladı. Ofisine gidip masasına oturduğumda hemen önemli bir telefonu geliyor konuşarak ofisten çıkıp gidiyordu. işlettiği tabela dükkanının günlük cirosu benim borç olarak istediğim paranın tamamını çıkarttığı zamanlar oluyordu.

Bu arada babaannem ''rahmetli'' oda benim 2005 yılında annemi kaybettikten sonra düzenli bir işe girip, evlenip yuva kurmamı istiyordu. babaannem bana amcanın yanında işe başla ben konuşayım alsın seni işe diyip bana nasihatler veriyordu. bende amcamın bana karşı olan soğukluğunu ona söylüyordum fakat ona tuhaf geliyordu. yaşlı olmasına rağmen ''Amcam'' oğlunun hayata bakış açısı onu şaşırtıyor olmaz öyle şey diyip geçiştiriyordu. derken 15 günlük süre 1 aya çıktı bir ay sonra amcam bana başla bari o zaman işe dedi. (ama dükkan açmak için para vermedi) bende bir yıl çalıştım para biriktirdim ve dükkan açacak kadar komik denilecek kadar bu gün ki (2017) 4 aylık askeri ücret alan bir elemanın aylık alacak kadar para biriktirdim. ne tuhaf dimi. 1 yıl çalış, biriktirilen paraya bak. üstelik bu maaşı veren öz amca.

 
2010/2012 yılı: Freelance Grafiker
2012/2014 yılı: Tropik Ajans www.tropikreklam.com (Kendi Dükkanım)
2012/2015 yılı: Master VFX www.mastervfx.com

2016 / Sektör zaman içinde beni iş ve çalışma konusunda mutsuz etmeye başladığı için dükkanımı kapatma kararı alarak 2016 yılına yine Freelance olarak, ve yeni @ozgrust imzası ile Grafik tasarım, Web site, Motion

Graphic, Tabela vb gibi açık hava reklam İşleri ile ilgili hali hazırda aktif olarak çalışmaktayım. 2014 yılında dükkan işletirken açık hava reklam işleri ile ilgili çalışmalarımda müşteri iletişimlerim doğrultusunda çevremde gördüğüm ama aktif olarak faliyeti olmayan bir web site projesi fikri aklıma düştü. Freelance çalışmalarımın yanı sıra fırsat buldukça bu fikrin üzerine giderek hedefimi belirledim.

Özgür Usta

Merhaba, Hakkımda detaylı bilgileri pek yakında buraya yazacağım. Saygılar. @ozgurust

- Twitter - Facebook - Google+
Özgür Usta
Leave A Comment

Yenilikler Güzeldir.

Ziyaretçi Haritası